Liderin Orgut Acisindan Onemi

21 Ağustos 2011 Pazar

Liderin Örgüt Açısından Önemi

Örgütlerin varoluş nedeni, amaçların etkili bir biçimde gerçekleştirilmesidir. Örgütün maddi ve beşeri kaynaklarının, örgüt amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik bir biçimde yönetilmesinde birinci derecede sorumlu kişi liderdir. Modern örgütlerin giderek büyümekte, daha karmaşık bir durum almakta oldukları düşünülürse, liderin, örgütler açısından öneminin artacağı kuşkusuzdur. Örgüt, açık bir sistem olarak çevresiyle sürekli etkileşim içindedir. Çevrede olan değişimler çoğu kez örgütün kendisini uyarlama hızından daha hızlı olmaktadır. Çevredeki bu hızlı değişim, kimi kez örgütün yaşamını yitirmesine yol açacak boyutlara ulaşır. Bu durumlarda örgütün kurtarılması yaşatılması yöneticilerin göstereceği liderlik niteliklerine bağlıdır (Erdoğan, 1983:356).

Etkin bir liderin bulunmadığı örgütlerin başarılı olmaları zordur. Lider örgütte görev dağılımı, çalışanların tutumları ve çalışmaları ile ilgili olduğu kadar çatışan taraflar arasında arabulucu rolü de üstlenmek durumundadır. Satış rakamları, örgütün karı, ekonomik gelişimi gibi göstergeler örgütsel başarıyı belirtmektedir. Örgütün içinde bulunduğu sektör, çevresi, büyüklüğü ve yapısal özelliklerine göre liderin etkileme gücü değişmektedir. Liderin yapısal özellikleri ve grup içindeki davranışları da örgütün başarı faktörlerinin belirlenmesinde etkili olmaktadır. Bir işin yapısal özelliği değişik liderlik davranışlarını ya da biçimlerini gerektirebilir (Erdoğan, 1983:356). Liderler, örgütlerin ve çalışanlarının verimliliğini artırmak için çok çeşitli liderlik uygulamaları arasından amaca en uygun olanları seçerek uyguladıklarında başarıyı yakalamaktadırlar (Karaman, 2004:31).
Örgütün başarısında ve verimliliğin artışında büyük önemi olan liderlerin temel işlevi, çalışanlar için yön tayin ederek onları belirli hedeflere yönlendirmektedir. Bunun için lider, örgütün örneğin gelecekte nerede olmak istediğine dair bir vizyon belirleyerek, örgütün ideal bir geleceğe ulaşmasını sağlamayı amaçlar ve söz konusu vizyonu da strateji ile destekler. Lider, ayrıca herkesin bilgi, beceri ve tecrübesini tamamen kullanabileceği bir çalışma ortamı yaratarak, insanların yeteneklerini harekete geçirir. Ardından da bilgi, vizyon, strateji ve yeteneği eyleme dönüştürmek için kişilere yetki ve sorumluluklar dağıtır ve onları eğitir (Karaman, 2004:31).

Liderlik ve Liderin Özellikleri

Liderlik, sadece biçimsel örgütlere ve yöneticilere özgü olmadığı gibi, sadece olağanüstü özellik ve yetkilerle donatılmış kişilere de özgü değildir Bir grubun belirli amaçları gerçekleştirmek için bir kişiyi izlemesiyle liderlik süreci oluşur. Örgüt içinde yeniliklere öncülük eden köklü değişimler yapabilen, bireyleri peşinden sürükleyebilen, başarı ve başarısızlıkta önemli rol oynayan liderin davranışları ve sahip oldukları özellikler, davranış bilimcilerin öteden beri ilgisini çekmiştir. Dolayısıyla, liderlerin sahip oldukları özelliklerin belirlenmesi konusunda değişik araştırmalar yapılmıştır.

Liderliğin yalnızca doğuştan gelen özellikler sonucu kazanılabileceği fikrine sahip olan ve bu alanda çalışmalar yapan bilim adamlarının başında McGregor gelir. Minnesota Üniversitesindeki araştırmacılar da, liderliğin doğuştan gelen bir takım yeteneklere bağlı olduğu şeklindeki görüşe bazı deneysel dayanaklar kazandırmışlardır. Bu görüşün aksine olarak bazı araştırmacılar da, liderliğin öğrenilebilir ve liderin de yetiştirilebilir olduğu görüşünü savunarak, bu yollardan bazılarının kişiler arası iletişim, eğitim ve deneme-yanılma olduğunu belirtmişlerdir. Başarılı liderlerin kişisel özelliklerini belirlemek için yapılan ilk araştırmalarda, başarılı ve başarısız lider sahip oldukları kişisel özellikler açısından karşılaştırılarak, liderlerin etkin olmasında rol oynayan bazı kişisel özellikler belirlenmiştir. Ancak aynı özelliğe sahip olan iki kişiden birinin başarılı olurken diğerinin başarısız olması, liderliğin sadece kişisel özelliklere dayanmadığı varsayımını da ortaya çıkarmıştır (Donely vd., 1987:189). “Fortune” dergisindeki “Amerika’nın en güçlü liderleri” adlı makalede, örgüt içindeki liderlerin sahip oldukları gücü nasıl elde ettiklerini ve özelliklerin neler olduğunu öğrenmek amacıyla, onlarla birlikte çalışan çalışanlara görüşleri sorulmuştur. çalışanlara değerlendirmeleri sonucu başarılı liderlerin ortak özelliklerinin; “zeki, cesur, kararlı, yürütme yeteneğine sahip, yenilikçi ve uyumlu kişilik yapıları” olduğu ortaya konmuştur (Fortune, 1998:7).

Liderlik kavramının içinde, personelin kalitesi ve verimliliğini arttırmak, örgütteki bireylerin ve örgütün amaçlara ulaşmasını ve başarısını arttırmak gibi faktörler bulunmaktadır. Bireylerin lider olabilmesi her şeyden önce kendisini izleyecek olanlardan farklı bir kişiliğe sahip olması gerekir. Lider, kendisini izleyenlerden ortalama olarak daha zeki, dahi iyi iletişim kurmalı, ortak amaca ulaşmak için gerekli işlem ve eylemleri yapmada, yönetmede daha yeterli ve yetenekli olmalıdır. Ayrıca uzmanlık gücü izleyicilerini etkilemede başlı başına önemli araçtır (Başaran,1988:69-70). Tüm bunlara bağlı olarak liderler kendilerinin gücünü, değerini ve ortak amaçlarını gerçekleştirmek için onları nerede, nasıl değerlendireceğini çok iyi bilmelidir. Liderler ortalama insanlardan daha fazla bilgi, beceri ve özelliklere sahip olması gereken kişilerdir. Ancak böyle olduğu zaman kişi grup tarafından lider olarak kabul edilebilir. Buluç’a göre, yapılan araştırmalar liderlerde bulunması gereken özellikleri ve becerileri çeşitli şekillerde sınıflamaktadır.
Liderlerin başarılı ve etkin rol oynayan olumlu özelliklerin yanında, başarısız olmalarına neden olan özellikler de davranış bilimcilerin araştırma konuları içerisinde yer almaktadır. Morgon Mc Coll ve Michael Lambarda, başarılı ve başarısız liderler arasındaki farkı belirlemek amacıyla iki farklı grup üzerinde araştırma yapmışlar ve araştırma sonucunda başarısız liderlerde görülen ortak özellik olarak şunları belirlemişlerdir; başkalarına karşı soğukluk ve ilgisizlik, inancı kötüye kullanma, sürekli işi düşünme, farklı liderlik biçimlerine adapte olamama, stratejik bir şekilde düşünmekten yoksun olma, yetkileri devretmek ya da başkalarını yönetmede yetersiz olmak (McCool ve Lambarda, 1993:9). Liderin sahip olduğu becerinin, onun liderlik ve ilgili yeteneklerinin gelişmesine yardımcı olacağına inanılmaktadır. Teknik, sosyal ve kavramsal özellikler buna dahildir. Alt kademe yönetimde teknik türden özellikler önemlidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar değerlendirildiğinde genel olarak liderlik özellikleri şu şekilde ifade edilebilir; bir bakışta durumu kavrama yeteneği, risk yüklenme kapasitesi, yaratıcılık, yenilikleri uygulama yeteneği, hızlı ve doğru karar verme yeteneği, geleceği görme, adil olma, çalışkanlık, bilimsel yöneticilik bilgi ve becerisi ve hem kendini hem de astlarını etkili bir şekilde motive edebilme yeteneğidir. Başarılı liderler örgütte etkin bir şekilde varlıklarını ortaya koyacak farklı özelliklere sahiptirler. Dolayısıyla lider, örgütsel başarıda önemli bir faktördür.

Liderlik ve Yöneticilik Ayrımı

Liderliğin incelenmesi sürecinde karşılan belki de en büyük güçlük, liderlik ve yöneticilik arasındaki benzerlik ve farklılıkların ortaya konulmasında yaşanmaktadır. Liderlik ve yöneticiliğin aynı şey olduğu yönünde görüş bulunmamasına rağmen, ayrımın nerede başladığı, hangi noktalarda somutlaştığı konusu üzerinde tartışmalar sürmektedir. Örneğin Bennis (1999), Kotter (1990) ve Zaleznik (1999) iki alanın bütünüyle farklı olduğunu ileri sürerken, Mintzberg (1990) yöneticilik rollerinin liderlik rolünü de kapsadığını savunmaktadır (Antonakis ve Atvater, 2002:675).
Judge ve Piccola’ya göre, yöneticilik-liderlik ayrımında göze çarpan en büyük farklılık, yöneticiliğin var olan kalıplar içinde faaliyet gösterilmesini, kuralların takip edilmesini gerektirmesi, liderliğin ise, değişimin takip edilmesini ve bunun örgüte adapte edilmesini gerektirmesidir (Judge ve Piccola, 2004:757). Yöneticilik, örgüt amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik faaliyetlerin planlanması, örgütlenmesi, yöneltilmesi, koordine edilmesi ve denetlenmesi sürecidir. Liderlik, yönetim eyleminin, büyük ölçüde insana ve duygulara hitap eden yönünü oluşturmaktadır. Bu noktada çalışanların mevcut, fakat saklı, örtülü enerjilerini üretim ve verimlilik için harekete geçirmek, temel hedef olarak ortaya çıkmaktadır. Davis ve Newstrom bu gerçeği aşağıdaki sözlerle vurgulamaktadırlar (Davis ve Newstrom, 1989:205):
“Liderlik, potansiyeli, gerçeğe taşıma sürecidir. Nasıl, gizemli bir
madde tırtılı kelebeğe çeviriyorsa, lider de gizemli doğasıyla, örgütün
potansiyellerini harekete geçirerek onu başarıya taşır.”
Bennis ise yöneticilik ve liderlik arasındaki farkları şu şekilde ortaya koymuştur (Bennis, 1999:49-51) :
1-  Yönetici yönetir, lider ‘yaratır’,
2-  Yönetici statükoyu kabul eder, lider ona ‘meydan okur’,
3- Yönetici sistem ve yapıya odaklanır, lider ise ‘insanlara’ odaklanır,
4- Yönetici kontrol eder, lider ‘teşvik’ eder,
5- Yönetici işleri doğru yapar, lider ise ‘doğru işleri yapar
Bennis tarafından netleştirilen ve detaylandırılan lider-yönetici ayrımı, bu şekliyle tek bir cümleye indirgenmek istenirse şöyle bir tanım yapmak mümkündür (Gatewood vd.,1995:492): “Yönetim beyni etkiler, liderlik ise duyguları etkiler.” Liderlik, örgütsel hayatın en dinamik unsuru olan insana ve onun duygularına seslenerek vizyon üzerinde odaklanmaktadır (Bellham, 2004).

Lider ve Liderlik Kavramı Nedir

Örgütlerin gereksinimleri değiştikçe liderlik kavramı da gelişmekte ve daha fazla önem kazanmaktadır. 1999’da Atlanta’ da, 2000’de Dallas’ta, dünyanın 70 ülkesinden 12 bin eğitimcinin katıldığı toplantılarda, 21. yüzyılın ilk 15 yılına damgasını vuracak beş eğilimden birisi “her düzeyde daha çok liderlik davranışı gereksinimi” olarak belirlenmiştir. Çağdaş yönetim anlayışlarının temel kavramlarından olan liderlik, son yıllarda yaşanan formel örgüt yapılarının zayıflaması, bilgi işlerinin yoğunlaşması, proje ve ekip yaklaşımlarının yaygınlaşması, artan rekabet ve müşteri beklentilerinin artması, çevre koşullarının değişmesi ve krizlerin sıklığı gibi pek çok değişim nedeniyle önemini giderek artırmaktadır (Karaman, 2004:10).

Tarihi süreç içerisinde her dönemde yere, zamana ve koşullara göre değişik anlamların yüklendiği liderlik tanımları, günümüzde, bilgi çağının özelliğine uygun olarak değişimci, bilgi temelli, karizmatik özellikleri vurgulanarak ifade edilmeye çalışılmaktadır. Özellikle liderliğin vizyon ile özdeşleştiği günümüzde, liderlik tanımlarında, liderin karizmatik özelliği, vizyonu oluşturma ve vizyonu sürdürme kavramları ile desteklenmektedir (Cafoğlu, 1997:133).

Liderlik, beşeri, toplumsal ve evrensel olgulardan biridir. İnsanların grup, örgüt, topluluk olarak birlikte yaşadıkları ve faaliyet gösterdikleri tüm zamanlarda ve yerlerde liderlik söz konusudur. Ayrıca, liderliğin önemli olduğu konusunda adeta bir fikir birliği vardır. Ekonomik, siyasi, askeri başarılar ve başarısızlıklar, büyük ölçüde liderliğe atfedilmiştir. Dolayısıyla, liderlik birçok araştırmacı için ilgi çekici bir konu olmuştur (Yatkın, 2007:128). Bugüne kadar yapılmış olan liderlik çalışmaları incelendiğinde genel kabul görmüş bir tanımın henüz ortaya konulamadığı görülmektedir. Liderlikten söz edilebilmesi için gerekli unsurlar; belirli bir amacın olması, belli bir grup insanın olması ve bu grubu yönlendirecek bir bireyin bulunmasıdır (Kelly, 2006:184).
Liderin; TDK’ unda sözlük anlamı, “Yönetimde gücü ve etkisi olan kimse, önder, şef” olarak liderlik de, “liderin görevi” olarak tanımlanmaktadır (Türkçe Sözlük). Thomas ve Cheese Liderliği, “izleyicilerin davranışlarını değiştirme ya da etkileme eylemidir” şeklinde tanımlamaktadır (Thomas ve Cheese, 2005:25). Lider her şeyden önce insanları harekete geçirici, onlarla iki yönlü bir iletişim kurabilen ve her zaman onların yanında olduğu inancını yaratan kişidir (Lider ve Liderlik; Ay ve Gülgün, 1997:279). Kongar’a göre lider, “farklı duygu ve düşüncedeki insanları ya da grupları aynı amaç etrafında toplayabilen, aynı hedefe yöneltebilen kişidir” (Kongar, 2006). Nahavandi’ye göre ise lider, yönlendirme ya da etkileme gücüne sahip kişidir (Nahavandi, 2000:4). Lider, amaca yönelik grup etkinliklerini eşgüdümleme ve yöneltme konusunda görev verilmiş bir grup üyesidir. Liderlik, ortak amaçları gerçekleştirmek için grup etkinliklerini etkileme sürecidir (Şimşek, 2007). Liderlik üzerine yapılmış araştırmalar göstermiştir ki liderlik farklı kişiler tarafından ortaya atılan pek çok tanıma sahiptir. Bu durumun günümüzde değişen çevre koşulları, bilgi düzeyi ve global rekabette liderliğin sahip olduğu önemden kaynaklandığı söylenebilir.

Yapılan açıklamalara göre genel olarak liderlik, belirli amaçları gerçekleştirmeye yönelik insanların etkilenmesi, davranışlarının değiştirilmesi süreci olarak tanımlanabilir. Lider ise, bu etkileme işlevini yerine getiren kişi ya da kişilerdir denilebilir.

Liderlikle yöneticilik uzun yıllar aynı anlamda kullanılmış ve bazen karıştırılmıştır. Bu yüzden yöneticilik ve liderlik arasındaki ilişki ayrı bir başlıkta ele alınacaktır.